WWW.AHMETTURKAN.COM.TR

ZAMAN HER ŞEYİ ANLATIR

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır
Anasayfa SEYİR DEFTERİM SEYİR DEFTERİM 27 Mayıs’ta ordudaki muhafazakâr subayları tasfiye ettiler

27 Mayıs’ta ordudaki muhafazakâr subayları tasfiye ettiler

e-Posta Yazdır PDF

27 Mayıs’ta ordudaki muhafazakâr subayları tasfiye ettiler

9 Aralık 2012

SAMET ALTINTAŞ-ZAMAN


27 Mayıs darbecileri Said Nursi'nin cenazesini böyle çalmış!

 

 

 

 

 

 

 

 

 


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Zaman’ın ulaştığı eski Genelkurmay Başkanı Rüştü Erdelhun’un tuttuğu notlar, çok konuşuldu. İstihbarat muhabiri Mustafa Gürlek’in yoğun gayretleri sonucu paşanın akrabalarından aldığı kırmızı valiz, 27 Mayıs darbesinin arkaplanını aydınlatıyor. Gürlek’e göre, 1960 darbesinde ordu derin bir yara aldı ve muhafazakâr subaylar tasfiye edildi.

1960 İhtilali, 14 Mayıs 1950’de halk tarafından sonlandırılan tek parti diktatoryasının geri dönüşü yahut bir yeniçeri hareketi… Türkiye’nin hafızasında kötü bir anı olan bu darbe, yeni şahlanan demokrasiye vurulmuş bir balyozdu. 27 Mayıs askerî darbesi sonrası idamla yargılanan Genelkurmay Başkanı Rüştü Erdelhun’a ait ‘kırmızı valiz’, Türkiye’nin gündemi olmuştu. Zaman Gazetesi istihbarat muhabiri Mustafa Gürlek’in çabaları ve Haber Müdürü Fatih Uğur’un katkıları ile ulaşılan ve yayımlanan belgeler, darbeler tarihinin aydınlanmasına ışık tutuyor. Paşanın notları Zaman Kitap tarafından “50 Yıllık Sır” adıyla yayımlandı. Kitapta, 27 Mayıs ve sonrası, Erdelhun Paşa’nın kendi eliyle tuttuğu notlarda anlatılıyor. Eserde ayrıca, Erdelhun Paşa’nın bilinmeyen fotoğrafları da yer alıyor.

Mustafa Gürlek’e göre, askerler iktidarlara ve millete hizmet etmede itaat ruhuna sahip. Konuyu şu cümlelerle açıklıyor: “Demokratik düzene ve sivil iradeye tam teslimiyet, Erdelhun Paşa’nın o gün zikrettiği, bugün bütün dünyanın demokratik standart kabul ettiği bir yaklaşımdır. Özkök ve Özel de Erdelhun gibi ‘Bizim işimiz kışla sınırları içerisinde’ imajını ortaya koydu, koyuyor.” ifadelerini kullanıyor. Fatih Uğur ise orduda İttihatçı damarın devam ettiğine, Ergenekon ve Balyoz davalarının buna örnek olduğuna işaret ediyor. Uğur’a göre, Erdelhun Paşa’nın da istediği gibi ordu, sivil kurumlar tarafından denetlenebilir hale geldiğinde hastalık tedavi edilmiş olacak. Uğur ayrıca, darbeci kafanın demokratik hukuk devleti ilkelerini benimseyen millet iradesi ve iktidarlar karşısında barınamadığını söylüyor. Buna misal olarak da Balyoz, Sarıkız, Ayışığı ve Eldiven gibi darbe girişimlerine yönelik davaların açılmasını ve hesap sorulmasını gösteriyor. Gürlek de ordunun millete rağmen işlere kalkışamayacağını ifade ediyor ve durumu Erdelhun Paşa’nın sözleri ile açıklıyor: “Bir asker olarak biz kanunlara göre hükümetin emrindeyiz. Hükümetin Demokrat Parti’si veya Cumhuriyet Halk Partisi bizim için önemli değil.” Mustafa Gürlek, Erdelhun’un uluslararası konjonktürü yakından takip eden ve görev yaptığı her yerde iletişime açık bir insan olduğunu söylüyor. “Bunu hatıralarından ve yakınlarından öğreniyoruz. Aynı zamanda Erdelhun’un 50 yıl sır kalan valizinde diplomatik yazışmalar ve mektuplar da resmî ifadelerin dışında samimi ve sıcak sözlerin yer alması buna bir örnek.” diyen Gürlek, Erdelhun Paşa’nın asker olduğu kadar entelektüel olduğunu kaydediyor.

TSK’nın müfredatı değişmeli

Fatih Uğur’a göre, Necdet Özel’in tavır ve duruşu Erdelhun’un TSK’nın modernizasyonundaki beklentisini yansıtıyor. Özel de Genelkurmay başkanları gibi siyasî söylemlerden kaçan ve askerin sadece kışlada kalması gerektiğini düşünen bir tavır içerisinde. Uğur, bu davranışların demokrasinin gereklerinden olduğu görüşünde. Uğur, bu bakışın devamlı olması gerektiğini dile getiriyor ve şöyle devam ediyor: “Fakat bu davranış başka bir Genelkurmay başkanı göreve geldiğinde değişecektir. Türk Silahlı Kuvvetleri’nde eğitim müfredatının değiştirilmesi gerekiyor. Darbeleri Araştırma Komisyonu Raporu’nun ilk zikrettiği değişiklikler arasında yer aldı bu. Eski Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök de aynı şeyden dert yandı.”

Rüştü Erdelhun, altı dil bilen, uluslararası bakış açısına sahip, ordunun sadece görevini yapması gerektiğini ifade eden bir Genelkurmay Başkanı. “50 yıl saklı kalan 27 Mayıs cuntasını deşifre eden Erdelhun Paşa’nın günlükleri ve notları bizlere ordunun siyasete nasıl çekildiğini gösteriyor.” diye konuşan Gürlek, günlüklerin darbeci zihniyetin orduya sirayet edişteki süreci aydınlattığını söylüyor. Tarihe not düşülen bilgi ve belgeler şüphesiz çok önemli. Paşa’nın kırmızı bavulunun izini süren genç gazeteci Mustafa Gürlek, sözlerini şöyle tamamlıyor: “Erdelhun Paşa’nın valizinde 27 Mayıs’a dair cevapsız kalan soruların cevabını bulduk. Hem de bir Genelkurmay Başkanı’nın kendi ifadeleriyle. Kırmızı valiz bize bu ülkenin vatandaşları olarak demokrasiye sahip çıkmazsak başımıza neler geleceğini anlatıyor. Milletin sinesinde açılan yaranın izlerinin ne kadar derin olduğunu, darbeciliğin sadece hükümet ve iktidarları değil, askerden sivile herkesi mağdur ve esir ettiğini görmek isteyenlerin son Erdelhun fotoğrafına dikkatli bakmaları gerekir.”

 

Son Güncelleme: Perşembe, 27 Ocak 2022 20:04  

İstatistikler

OS : Linux c
PHP : 5.3.29
MySQL : 5.7.36
Zaman : 20:04
Ön bellekleme : Etkisizleştirildi
GZIP : Etkisizleştirildi
Üyeler : 3472
İçerik : 602
Web Bağlantıları : 8
İçerik Tıklama Görünümü : 1430987

Sıcak Haberler

KİŞİSEL KALİTENİZİ ARTIRIN

[OLMASI GEREKENLER, OLMASI GEREKTİĞİ GİBİ OLMALI]