WWW.AHMETTURKAN.COM.TR

ZAMAN HER ŞEYİ ANLATIR

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır
Anasayfa YAZILARIM HABERNAME KÜÇÜK ŞEHRİN İYİ İNSANLARI - 2

KÜÇÜK ŞEHRİN İYİ İNSANLARI - 2

e-Posta Yazdır PDF

Bir önceki yazımızda Narven yatırımcılarının toplu kalkınma hamlesi olacak sosyal projelerinden bahsedeceğiz. Sosyal sorumluluklarının farkında olan bir grubun neler hayal ettiklerini anlatacağız demiştik.

Bu yazımızı sözünü verdiğimiz hususa ayırdık.

Dünya genelinde genel kabul görmüş usuller vardır. Büyük ve ciddi firmalar sosyal problemlerle de ilgilenirler, halkının yanında olurlar. Bu firmalara hem bilinirlik sağlar hemde kar maksimizasyonu yanında motivasyon sağlar.

Hem içi müşteri hem dış müşteri memnuniyetini önceleyen firmalar sosyal projelerde olmak isterler. Narven yatırımcıları da bu hususa bigane kalmamışlar ve önce kendi yakın çevrelerinden başlamışlar ve projelerini geliştirmek için Abant İzzet Baysal Üniversitesi ile işbirliği yapabilmenin yollarını aramışlar. Üniversite Sanayi işbirliğinin ne kadar önemli olduğunu biliyorlar.

Amaç; komşu köylerin kalkındırılması. Halkın bilinçlendirilmesi, turizm ve kültür enformasyonu sağlanması, ormanların korunması, geliştirilmesi, işletilmesi ve genişletilmesi hedeflerine ulaşılmasını sağlamak.

Süreç nasıl işleyecek. İlk aşamada, Köyde yaşam, köy kültürü ve köylerin kalkınmasında yapılması gerekenlerin köylüye anlatılması gerekiyor. Çünkü köylünün buna hazırlıkla olması gerekiyor.

İkinci aşamada aşağıda sıralanan konularda kurs ve seminerler düzenlemek. Sırayla alacak olursak;

·         Fenni arıcılık faaliyetleri,

·         Küçük ve büyük baş hayvancılık ve yem bitkileri yetiştirme faaliyetleri,

·         Akarsu, göl ve tarla balıkçılığı faaliyetleri,

·         Her türlü ev ve el sanatları ile küçük sanayi faaliyetleri,

·         Tabii ve kültür mantar üretim faaliyetleri,

·         Yayla, göl ve termal turizm faaliyetleri (Bolu bu yönden oldukça zengin)

·         Termal, güneş ve rüzgar enerjisine dayalı seracılık faaliyetleri,

·         Her türlü meyve, sebze üretilmesi ve değerlendirilmesi,

·         Tıbbi ve aromatik bitki yetiştiriciliği ve değerlendirilmesi,

·         Ağaçlandırma faaliyetleri, yeni tür meyve çalışmaları, budama ve aşılama faaliyetleri.

·         Köylülerimizin talebi olabilecek diğer kurslar planlamaya ayrıca dahil edilecektir.

Üçüncü aşamada ise tüm bu bilgilendirmeden sonra maddi imkanlar gerek. İşte bunun aşılması için gerenleri de planlamaya dahil etmişler. Bu aşamada; yapılacak olan çalışmalar ile ilgili satın alma, depolama ve pazarlama faaliyetleri ile projede yer alan konuların finans destekleri ve kooperatif çalışmaları ile desteklenmesi. Yani Küçük şehrin iyi insanları şunu iyi biliyorlar. Yol göstereceğiz, maddi desteğin nasıl olması gerektiğini de anlatmalıyız ve destek olmalıyız ki iş yarım kalmasın.

Bu proje ile;Narven Termal Proje’sine komşu köylerin kalkındırılması, ekonomiye katkısı ve köylerin yaşanabilir hale getirilmesi amaçlanmaktadır. Değerli yatırımcılar bu konuda Proje örnek teşkil ederek Bolu İlindeki diğer köylerde de benzer çalışmaların başlatılması, Belediye, Valilik, Özel idare, Üniversitemiz ve bu çalışmalara katkı sağlayabilecek diğer kurum ve kuruluşlarla da işbirliği yapacak ve Narven ile birlikte yakın çevremizi yaşanılabilir bir çevreye kavuşturmak olarak özetlemektedirler.

Yatırımcılardan Sayın Halit Yıldız Bey ile yaptığımız söyleşide bize aktardıklarını biz de sizlere aktaralım.

Bu süreç nasıl başladı yada neden ihtiyaç hissettiniz sorusuna;

-Anadolu halkının başlangıçtan itibaren köy yaşamı ile iç içe olduğu gerçeği göz ardı edilemeyeceği gerçeğinden hareket ediyoruz. Kalkınmanın köy kent beraberliği ile olması gerektiği aşikardır. Köylerin ihmal edildiği, hali vakti yerinde olanların soluğu büyük kentlerde aldığı köy imkanlarının iyi değerlendirilemediği bir dönemdeyiz. Türkiye gibi 4 mevsim çeşitliliğine sahip bir ülkenin, bundan daha kısa süreler öncesine kadar tarımsal üretim bakımından kendi kendine yeten ülkeler içinde olmasına rağmen artık tarım ürünleri ithal eden bir ülke konumuna düşmemizin sebebi, köylere gereken önemin verilmemesi, şehir hayatı cazibesinin basın ve yayın yolu ile sürekli işlenmesi gibi etkenlere dikkat ettik.

-Yıllarca yerli filmlerde köyden kente göç işlenmiş, kente göçün önü aralanmıştır.  Köylerin içi boşaltılmış araziler boş kalmıştır.

-Yeterli devlet desteği, bilgi ve kültür aktarımı olmadığı için köyden kente göç kurtuluş olarak algılanmıştır.

-Günümüzde tarım ticarileşme yolunda hızla mesafe kat etmektedir. Bu gidişle tarım büyük şirketlerin eline geçecek, bu da ister istemez üretimin sanayi boyutunu gündeme getirecektir. İnsanların doğal ürünlerden çok GDO’lu ürünlerle beslendiği bir sürece doğru kend elimizle yol alacağız.

-Projemiz en yakınımızdan başlayarak yurt geneline yayılmak olarak anlamlandırılabilir. Çünkü en yakınımızdakini görmeden uzaktakini görmek mümkün değildir.

-Projemizin kapsamına almaya çalıştığımız komşu köylerimizin projemize gereken desteği vermesini, katılım sağlayarak kendilerine artı değer katmalarını ve bu eğitimler sonunda girişimci bir ruha kavuşmalarını önemle arzu etmekteyiz.

-Bu projenin önce Bolu’da daha sonra tüm yurt genelinde kurumsallaşıp köy ruhunu geri getirici bir etki yapmasını hedeflemekteyiz.

-Şimdi Köy Kalkınma Kurslarımız ile bu hedeflerimize bir kapı aralamak istiyoruz.

Ne diyelim böyle bir anlayış ve gayrete biz de teşekkür eder başarılar dileriz.

 

Ahmet TÜRKAN - HABERNAME

 

İstatistikler

OS : Linux c
PHP : 5.3.28
MySQL : 5.5.57-cll
Zaman : 14:09
Ön bellekleme : Etkisizleştirildi
GZIP : Etkisizleştirildi
Üyeler : 113
İçerik : 471
Web Bağlantıları : 21
İçerik Tıklama Görünümü : 723038