28 Şubat 1997 postmodern darbesinin üzerinden 24 yıl geçti. 1000 yıl sürecek denilen darbeci kararlar 10 yıl bile sürmeden yerle bir oldu. Çünkü halkın kabul etmediği, Hakkın razı olmadığı dayatmalar ile dindarlara vurulan sopa inayeti ilahi ile ters döndü.
Elbette darbeci kuşatma 28 Şubat ile yetinmeyecekti. Akabinde tetikçi yazarların ifadesi ile TBMM’de başörtüsü için yapılan oylamada 411 oy ile kabul edilmesine rağmen 411 el kaosa kalktı[1] yaygarası ile Anayasa Mahkemesi kanunu iptal etti.
Mücadele sürecek, pes edilmeyecekti. Meclis tarafından 330 oy ile seçilen 10. Cumhurbaşkanı Sezer’in görevi sona erdiğinde 367 krizi icat edildi, meclisin önü tıkandı. Değişen hiçbir şey olmamasına rağmen ve hatta Meclis çoğunluğunun Akparti’de olmasına rağmen 11. Cumhurbaşkanı Meclis iradesi ile seçtirilmedi. CHP konuyu Anayasa mahkemesine taşıdı. Anayasa 367 iddiasını kabul ederek oylamaları geçersiz saydı. Aynı zamanda Genelkurmay laiklik masalları ile internet sitesinden e-muhtıra yayınladı. Hükümetin dik duruşu sonucunda muhtıra siteden kaldırıldı.





